AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 19.Yüzyıl Sanat Hareketleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TERLAN
Kurucu
Kurucu
avatar


İsim İsim : Mehdin
Cinsiyet Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 3884
Başarı Puanı Başarı Puanı : 8820
+ Rep Puanı + Rep Puanı : 9
Doğum tarihi Doğum tarihi : 01/08/96
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 03/07/13
Yaş Yaş : 22
Nerden Nerden : >Diyarbakır<
Hobiler Hobiler : Kitap okumak :)
Lakap Lakap : Tertions <3

MesajKonu: 19.Yüzyıl Sanat Hareketleri   Çarş. Ağus. 21, 2013 9:53 am

XIX. YÜZYILDA SANAT HAREKETLERİ

ROMANTİZM


XIX. Yüzyıl toplumsal ve sanatsal olaylar bakımından çok yüklü bir niteliğe sahiptir. 
1830, 1848 ayaklanmaları, 1870 savaşı, gelişmekte olan endüstrinin neden olmaya başladığı bunalımlar toplumsal olayların en belirginleridir.
XVIII. Yüzyılın son aşamasında doğmuş bulunan romantizm edebiyat ve güzel sanatlar dallarında ünlü kişiler yetiştirmiştir. Neo – klasisizm henüz etkisini kaybetmemişken, XIX. Yüzyılın romantizmi gerçek anlamıyla doğmuştur. Edbiyat ve pastik sanatlarda romantizm XIX. Yüzyılın ilk yarısının en önemli sanat ve düşün hareketidir. Bu büyük olay doğuş ve süre farklılıklarıyla XIX. Yüzyılın sonlarına kadar edebiyat, güzel sanatlar ve hatta felsefe ve tarih dallarında yaşanmış, bu sanat ve bilim dallarına damgasını vurmuştur.
Romatizmin sanat ve düşün yaşamına yerleşmesi klasisizmle amansız bir çekişme şeklinde olmuştur. Klasik sanat insan yaşamında, insan kalbinde ve doğada genelleşmiş ve sürekli olan değerlerin akıl ve disiplin ile dile getirilmesini öngörür, temel ilke sayar, ışık, huzur ve denge arar. Buna karşın romantik sanat duyguya seslenir, ihtirası körükler, kişiliği öne sürer, ahenk yerine heyecanı, ideal güzellik yerine ifadeyi, karekterin abartılarak belirtilmesini tercih eder. Genellikle, değişmeyen, belirgin şeyler yerine belirgin olmayan, sürekli değişen şeyler geçerli sayılır. İnsana faniliği anımsatan sonbahar, gece eromantik sanatın değerlendirdiği konulardır. Mezar şiiri ve tasviri de romantizmin buluşudur.
Gotik mimarlık konusunda da olduğu gibi, romantik sanat konusunda da Avrupa’da Almanlar ve Fransızlar arasında paylaşılması güç bir sanat durumu ve sorunu doğmuştur ve yine gotik sanat konusunda olduğu gibi romantik sanat da Fransız asıllı sayılmıştır.
Fransa’da, resim sanatında romantizm Teodor Gericault (1791-1824) ve Eugene Delacroix (1798-1863) ile çokı ileri bir düzeye ulaşmıştır. Gericault’un etkisinde kaldığı ilk büyük sanatçı Gros olmuştur. Gros genç sanatçıya tablolarındaki dramatik ifadeyi vermiştir. Sanatçı, sonraları, İtalyan resim sanatçısı Caravaggio’yu benimsemiştir. Gericault bütün bu sanat veri ve becerilerini, gücünü, yaşadığı günlere aktararak, romantik nitelikteki Medusa’nın Salı isimli tablosunu meydana getirmiştir. Tabloda aktüel bir konu işlenmiştir. Medusa isimli vapur bir kaza sonucu batmış, yolcuların bir bölümü bir sal üzerinde, açık denizde günlerce kurtuluş saatinin gelmesini beklemiştir. Bu arada ölenler, öldürülenler, denize dökülenler olmuştur. Kamuoyunda pek büyük yankılar yapan bu olay romantik bir sanatçıyı ilgilendirebilecek niteliktedir. Eser böylece doğmuştur. Tabloda, sal üzerinde umutsuzlukla çırpnan insanlar görülmektedir. Ağır ve koyu semanın denizle birleşmesi dramatik ifadeyi bir kat daha güçlendirmektedir. Bu büyük tabloda (5,20-7,14) herşey, koyu yeşille karışık kahverengi, anatomik detaylardaki görüntüler, ışık çelişkileri tasvirdeki umutsuzluğu kuvvetlendiriyor.
Neoklasizmden romantizme geçiş aşamasının ortaklaşa estetik ve teknik özelliklerini birleştiren resim sanatçısı Theodore Chasseriau (1819-1856) küçük yaşta İngres’in atelyesine girmiş orada 5 yıl çalışmıştır. İlk resimlerini 1839 yılında sergileyen sanatçı hızla üne kavuşmuştur. Chasseriau’nun sanatında İngres ile Delacroix çatışma halindedir. Bu, aynı zamanda, klasizmle romantizmin de çatışmasıdır. Romantik resim sanatının en ileri temsilcisi Eugene Delacroix (1798-1863)’dır. Gericault’nun öldüğü 1824 yılında Delacroix Dante’nin kayığı adlı tablosunu sergilemiştir. Sanatçı Sakız tablosu ile ün yapmıştır. Yunan ayklanması karşısında Türkler’I tasvir eden bu tablo 1822 sergilenmiş, büyük beğeni kazanmıştır. Tuvali hakkında neler düşündüğü hakkında soranlara: büyük bir hırsla çalışarak yaptım, ancak akla yakın nitelikteki resmi sevmem yanıtını vermiştir. Sardanapal’ın Ölümü tablosu tarihsel bir konuyu işlemektedir. Kral Sardanapal’ın düşman eline geçmemeleri için sarayındaki cariyelerin gözü önünde öldürttüğünü tasvir etmektedir. Yatağına uzanmış bulunan kral biraz ateşlenecek yatağında yanarak ölecektir. Bu romantizmin beğendiği bir konudur. Renkler kırmızı mavi ve sarıdır. Yani romantik resim sanatının istediği renklerdir. Işık oldukça kuvvetli, bazı yerlerde az bazı yerlerde çok güçlüdür. Renkler desene egemendir. 
Alman romantik resim santının seçkin temsilcileri Philipp Otto runge (1777-1810) ve Caspar David Friedrich (1774-1840) zamanın romantik Alman Ozan ve yazarlarıyla aynı ölçüde ilgilenmişlerdir. Tick, Novalis, Hoffmann, Jean-Paul resim sanatçılarının artistik ilişki kurdukları ozanlardır. 
Runge bir ölçüde portreistdir. Fakat çalışmalarında prestije çok önem vermiştir. Sanatçı dinsel resmede yeni bir nitelik verme çabasında bulunmuştur. Tanrının büyük eseri saydığı peysajı metafizik bir anlayışla görmüştür. 
Caspar David Friedrich de peysaja mistik ve metafizik bir anlayışla bakmıştır. Kanısınca, soylu bir ruh, bir ressam her şeyde tanrıyı görür. Bu pantaist bir kavramdır. Deniz Üstünde Ayın Doğuşu sanatçının ünlü bir tablosudur. Figürler silüetler halinde ve paralel planlarla düzenlenmiştir. Sahnede sukun egemenmiş duygusu egemendir. Friedrich’in bu panteist peysaj duygusu peysaj sanatına yeni bir anlam kazandırmıştır. 

XIX. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA SANAT

EDOUARD MANET – EMPRESYONİZM

XIX. Yüzyılın ikinci yarısının en büyük ve köklü sanatsal olayı Empresyonizm denilen hareketin doğmasıdır.
Avrupa sanatı XIV. Yüzyıl italyan pirimitivleriyle başlayan sanat geleneğini, sanat kurallarını az değiştirerek XIX. Yüzyılın ikinci yarısına kadar sürdürmüştür.
Empresyonist sanatçılar ışığın hiç durmadan değişen görüntülerini yakalamaya tutkun kişilerdir. Işığın etkinliğine içtenlikle bağlı, taze renkleri seven empresyonisler, tablolarında en küçük detaya bile önem verilmesini, gölge – ışığın iy dengelenmesini değişmez sanat kuralı sayan Akademi sanatçıları ve sanat anlayışları gelenekçi sanatçılar paralelinde olan eleştirmenlerce ihtilalci sanatçılar olarak görülmüşlerdir. Aslında XIX. Yüzyılın en zengin, en verimli, ve ilginç sanat denemesini yapmışlardır. Empresyonist sanatçı doğayı tasvirde tam bir serbestlikle hareket eder, doğanın her türlü görünüşünü gözüne çarptığı gibi, duygularının bu görünüşleri algılıyabildiği tarda tasvir eder, dünya saanatçıya, ışıkla ve renkle değişen sonsuz güzelliğini sergiler.
Açık havada çalışma empresyonistlerin değişmez alışkanlığıdır. Böylelikle ışığın ve renklerin yapraklar ve çiçekler üzerinde , sularda, semada titreşmesi sanatçılarınfırçalarıyla tuvallere aktarılmıştır. Empresyonist sanatçıya göre atmosfer titremektedir. Sanatçı bu renk, ışık ve titreşimleri maddeleştiren kişi olmaktadır. Sanatçının tuvalinde siyah ve nötr renklere yer yoktur zaten gece tasvirleride yapmamışlardır. 
Akımın gerçek temsilcisi Claude Monet’ dir. Bu sanatçı Boudin, Jonkind ve Corot’ dan esinlenmiş, 1870 yılında Pissaro ve Sisley ile Londra ya giden sanatçı şehrin sisli atmosferindeki ışık oyunlarından çok etkilenmiş empresyonist sanatın ilkelerini kesinlikle pekiştirmiştir.
Monet’ in empresyonizm akımına adını veren İmppressionne tablosunda sabahın konturları silen sisli atmosferinde doğmakta olan güneş turuncu bir top görüntüsündedir. Kırılan ışıklar çubuklar halinde. Su üzerine parça parça düşmektedir. Kayıklar ve insanlar lekelerle belirtilmiştir.

 

KaranLık,
bir ışıkLa dehşet verir asLında,
Çünkü yaLnız kaLamazsın;
göLgen vardır yanında!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://notnullteam.yetkin-forum.com
 
19.Yüzyıl Sanat Hareketleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kanserojen NGHT :: Kültür,Sanat ve İnsan :: Tarih :: Sanat Tarihi-
Buraya geçin: